Aslında İşin Özü: Yaratıcılık!

Yaratıcılık, oldukça geniş ve derin bir kavram. Yaratıcılığa ilişkin az önce dinlediğimiz tanımların (sizinki de dahil) hemen hepsi doğru aslında.

Röportajlarda geçen; Farklılık, Öznellik, Sıradışılık, Özgürlük, Yenilikçilik, Öngörü ve Kalıplarını Kırma gibi tanımların tamamı yaratıcılığı oluşturan kavramlardır.

Aslında en basit tanımıyla Yaratıcılık, “Özgün Düşünebilme Yeteneği” ve bu tanım biraz önce bahsettiğimiz tanımların tümünü içerir.

Bazılarına göre özgür düşünebilmek, doğuştan gelen bir yetenektir. Bazıları da bunun sonradan geliştirilebileceğini iddia eder. Ancak ne olursa olsun özgür düşünme yeteneği, bireyin yetiştiği ortam ve koşullarıyla yakından ilgilidir.

Bunu belirleyen ise, aile, okul, toplum ve iş gibi bireyin kendisine özgü koşullarıdır.

Örneğin, ünlü klasik müzik bestecisi Wolfgang Amadeus Mozart, ilk bestesini 5 yaşında yapmıştır. Buna karşılık ampul gibi birçok icadın da mucidi olan Thomas Edison’un yaratıcılık dönemi zorlu geçen okul dönemi yıllarının ardından başlamıştır.

Yaratıcı bireyler, özgür düşünceleri nedeniyle toplumda azınlıkta kalırlar. Bununla birlikte toplumların gelişmesinde en büyük düşünsel katkı da onlardan gelir. Bu nedenle yaratıcı bireylerine değer veren kurum, kuruluş ve toplumlar gelişir bununla beraber ileriye giderler.

Page Reader Press Enter to Read Page Content Out Loud Press Enter to Pause or Restart Reading Page Content Out Loud Press Enter to Stop Reading Page Content Out Loud Screen Reader Support
%d bloggers like this: